Müşteriye sunulma aşamasına gelmiş ürün grubu içindeki arızalı ürün miktarını, başlıca iki unsur yönetir; üretim teknolojisindeki tercihler ve kalite kontrol yönetimi..
Son toplamda belirleyici olan ise üreticinin/satıcının ticari hedefleridir. Buna ticari fayda da diyebilirsiniz.
Bazen üretim süreci açısından değil ama ‘tüketiciye sunulan ürün grubu içinde mümkün olan en düşük arızalı ürün miktarı’ hedef olmaktan çıkabilir.
Ne demek bu?
Her malın bir alıcısı vardır demek..
* * *
90'ların ilk çeyreği olmalı..
Şöyle söyleyeyim, İntel 80386 mikroişlemci piyasada yaygın olarak kullanılıyordu, 80486'nın adı yeni duyulmuştu.. Bilgisayarda MS-DOS dönemi.
Konuya yabancı olanlar için pek net bir manzara olmadı galiba; bir de şunu deneyelim. Bilgisayarımın takoz büyüklüğündeki hard diskinin kapasitesi 20 megabayttı da 40'lığını alınca devrim yapmış gibi olmuştum.. Düşünün ki günümüz fotoğraflarından sadece 20 tanesi bu hard diski doldurmaya yeter..
Teşbihte hata olmaz; diyelim ki bilgisayarlarda buharlı makine dönemi..
İşte o dönemde, bilgisayar donanımı satan, belirli semtlerde toplanmış, sayıları parmakla sayılabilecek kadar az dükkanın yanı sıra; bir de bavuluna doldurduğu anakarttan, ekran kartına, RAM'dan, disket sürücüye kadar çeşitli bilgisayar donanımı ile işletmeleri dolaşan bir girişimci tanıdığım vardı.
Bohçacılar gibi salonun ortasına açtığı bavulundan çıkan elektronik malzemeler yığınını, yarı şaşkınlıkla ve merakla karıştırırdık. Ziyaret zamanlarını heyecanla beklerdik.
* * *
Bu girişimci genç arkadaş, sanıyorum mallarını ithalatçılardan temin ediyordu.
Güney Kore ve Taywan'ın elektronik devre kartları, yarı iletkenler vb. konusunda küresel tedarikçi olma yolunda önemli atılımlar yaptıkları dönem.
Bir süre sonra bu girişimci arkadaşın bir mağaza açtığını duyduk, sonra bir tane daha ve kendi döneminde Türkiye'nin adı bilinen teknoloji perakendecilerinden birisi oldu.
* * *
Öne çıkan özelliği, ürünlerinin göz ardı edilmeyecek oranda emsallerinden ucuz oluşuydu.
Patronu bavul ticareti zamanından tanıyıp, her ziyaretimde kahve ikram edilen kıdemli müşteri olarak, ben de ihtiyaçlarımı oradan temin etmeye başladım.
Printer aldım mesela, ilk çıktığında tarayıcı aldım ve bir ürün daha, galiba monitördü.. Ortak noktaları şu oldu; her üçü de ofise getirip fişi prize taktığımda çalışmadı. Hatta tarayıcıdan dumanlar çıkmaya başladı.
Durumu telefonla bildirdiğimde, hiç lafı uzatmadan hemen; "Getirin değiştirelim" dediler. Götürdüm, arızasını bile kontrol etmeden yenisini verdiler. Bu durumu patrona olan yakınlığıma yormuştum ilkinde ama ikincisinde patron seyahatteydi, herhangi bir müşteri olarak aradım ve yine ikiletmeden değiştirdiler arızalı cihazı..
Bir tuhaflık var gibiydi.. Acaba benim şanssızlığım mıydı, arızalı cihazlara denk gelişim?
* * *
Merak ettim, eşe dosta sordum, biraz sağa sola danıştım.. Hayır, konu benim şanssızlığım değildi, bu mağazadan benzeri elektronik cihaz satın alan başkalarının başına da gelmişti bu şanssızlık..
Sonunda Uzakdoğu ile yakınlığı olan, ithalat işleri de yapan bir dostum şöyle anlattı:
Bu bir iş modeli dedi; dövizini tedarik edip Güneydoğu Asya'nın yolunu tutuyorsun. Fabrikalar neredeyse yoldan adam çeviriyorlar. Fabrikalarının kapılarını ardına kadar açıp, buyur ediyorlar.
Teşhir ettikleri her ürün için masalarında 3 bölüm var. Aynı ürün ama üretimin son aşamasında yapılan kalite kontrol yöntemleri farklı.
İlk gruptakilerde, söz gelimi her 10 tanesinde bir örnek alınıp ürün kontrol ediliyor. İkinci grupta örnek alma sayısı 50 tanede 1'e çıkıyor ama fiyat yüzde 30 daha ucuz. Son gruptakilerden ise 100 tanede 1 örnek alınıyor kalite kontrol için. Fiyatı derseniz bu kez dörtte bire iniyor..
Firmalara göre oranlar tabii ki farklı olabilir, lakin döneminin bir modeli de kabaca buymuş..
* * *
Tüketiciye ulaşma kanalına gelince; sorgusuz sualsiz anında değiştirilmesi güven sağlamış, ürünün arızalı çıkması önemini kaybetmiş. Müşteri memnuniyetinde ucuz fiyat unsuru öne çıkmış
Nerede tıkandıklarını takip etmedim ancak anlaşılan o ki, kendi döneminde iş yapmış.
Ticari tercihleri belirleyen ticari fayda olmuş.. Etik yönü ayrı bir boyutu ve tabii ki tartışılması sayfalar sürer.
Arızalı ürün konusunda günümüzün ticari faydası ise "özelleştirilebilen bir altyapıya dayalı, arızalı ürün iade sisteminden" geçiyor..
İadeportalı
